29.6.11
28.6.11
bugün -hayatımda bayadır var olan ama- yeni farkettiğim 3 şey
1.
sabah uyandığımda balkona çıkıp önümdeki ormanlığın içinden gelen kuş cıvıltılarının bütün dertleri unutturup içime çektiğim tertemiz oksijenin böğrümü yarıp geçtiğini ve kesinlikle şehir içine taşınmamamız gerektiğini anladım.
- evin adresi istanbul il sınırları içerisinde olsa da edirneye daha yakın olmamdan son 10 yıldır şikayetçiyim. ama bugun bunun sadece malakça bir düşünce olduğunu anladım.
2.
ders çalışmam bölünmesin diye anneme öğlen yiceim makarnanın suyunu koyması için merdivenlerden aşağı doğru sarkıp yaklaşık 5 kere baardıktan sonra
aramızda geçen dialog;
ben:
annneeeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaaaaaaaaa
aneeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaaaaaaa
...
..
anam;
neaaaaaaaaaaaaaaa
ben;
makarna suyu koysanaaaağğğğğğğğ
anam;
- babanın telefonu muğğğğğğğğğğ
dediğinde annemin hakkaten yaşlandığını ve kulaklarının artık ona gerekli hizmeti sunamadığını anladım.
3.
bir insanı sadece "iyi insan" sanarken aradığımda açmaması ve yaklaşık 5 saat boyunca haber alamayınca çok endişelendim başına bi iş gelmesinden korktum araba falan çarpabilirdi..
babası hastaydı ona bişi olmuş olabilirdi vs
kesin dönmesi gerekiyordu ve 5 saattir dönmemişti
yaklaşık 50 kere aradım ve sonunda ulaştığımda bi bok olmadığını sadece halsiz düşüp uyuduğunu duyduğumda ona hiç kızmadım.
demek oluyor ki o sadece iyi değil benim için çok değerli bir insanmış.
farkındalık güzeldir :)
sabah uyandığımda balkona çıkıp önümdeki ormanlığın içinden gelen kuş cıvıltılarının bütün dertleri unutturup içime çektiğim tertemiz oksijenin böğrümü yarıp geçtiğini ve kesinlikle şehir içine taşınmamamız gerektiğini anladım.
- evin adresi istanbul il sınırları içerisinde olsa da edirneye daha yakın olmamdan son 10 yıldır şikayetçiyim. ama bugun bunun sadece malakça bir düşünce olduğunu anladım.
2.
ders çalışmam bölünmesin diye anneme öğlen yiceim makarnanın suyunu koyması için merdivenlerden aşağı doğru sarkıp yaklaşık 5 kere baardıktan sonra
aramızda geçen dialog;
ben:
annneeeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaaaaaaaaa
aneeeeeeeeeeeeeeaaaaaaaaaaaaa
...
..
anam;
neaaaaaaaaaaaaaaa
ben;
makarna suyu koysanaaaağğğğğğğğ
anam;
- babanın telefonu muğğğğğğğğğğ
dediğinde annemin hakkaten yaşlandığını ve kulaklarının artık ona gerekli hizmeti sunamadığını anladım.
3.
bir insanı sadece "iyi insan" sanarken aradığımda açmaması ve yaklaşık 5 saat boyunca haber alamayınca çok endişelendim başına bi iş gelmesinden korktum araba falan çarpabilirdi..
babası hastaydı ona bişi olmuş olabilirdi vs
kesin dönmesi gerekiyordu ve 5 saattir dönmemişti
yaklaşık 50 kere aradım ve sonunda ulaştığımda bi bok olmadığını sadece halsiz düşüp uyuduğunu duyduğumda ona hiç kızmadım.
demek oluyor ki o sadece iyi değil benim için çok değerli bir insanmış.
farkındalık güzeldir :)
27.6.11
demiş biri..
Bazen öyle konuşacaksın ki...
karşındaki cevap veremeyecek.
Bazen de öyle bi susacaksın ki..
karşındaki konuşmaya cesaret edemeyecek.
25.6.11
24.6.11
kanlım ;sivrisinek
yazın gelmesiyle birlikte ortaya fırtlayan bu yaratıklardan ben dahil nefret etmeyen yoktur zannımca...
son zamanlarda kendimi irdelemeye kalktığımda- monologlarım olsun dialoglarım olsun- şunu farkettim..
bi çok şeyden nefret ettiğimden bahsediyorum.
mesela gök mavisinden
bu renkten nefret ediyorum
peki neden?
aha tam bu soruyu sorduğumda tam bir hıyar olduğum geliyor aklıma.
abi gök mavisi isimili renk tonu sana naaaptı
neden nefret ediyorsun ondan
falan diye geçirdim monolog halindeyken
daha sonra bu tarz şeylerde hep dikkat etmeye başladım
günahsız bi çok şeyden nefret ediyorum.
şimdi bunlardan bahsetmiyeceğim tabi... zira konum günahsız nefret ettiklerim değil..
nefret etmeyi hakkatan hakeden bir yaratıktan bahsedicek olmamdır.
sinekler.
kara sinekleri severim.
onlarından itici bir çok yanı olsa da bana sempatik gelirler..
bazılarının renkleri çok güzel oluyor.
görüş açıları çok geniş onu da seviyorum
tipi falan işte..
neyse konum kara sinekler de değil
konum sivri sinekler.
ve insan vicudunda ne kdr alakasız yer varsa gidip orayı bulup, sokmaları emmeleri vs ne b*k yapmalarıysa işte..
senenin ilk sinekleriyle bi kaç gün önce karşılaştım.
gece yatağıma geldi.. çok münasebetsiz olduğunu bunu yanına komayacağımı benim namuslu bir birey olduğumdan falan bahsettim lakin sinek işte ne kdr anlarki..
anlamadı.
abi gecenin bilmem kaçında bir insanı o tatlı uykusundan uyandırabilecek ve odanın içinde dışarıdan bakıldığında horon mu tepiyor sek sek mi oynuyor diye insanların kafalarını karıştırıcak görüntülere maruz kaldıracak kadar kuvvetli bir şey daha görmedim ben şahsan.
eline bulduğun gazete havlu tişört ne varsa onu o an ezip kanını çıkarabileceğin ne varsa
var gücünle kullanıp huzurlu uykuna devam etmek istersin
böyle bir nefrettir işte bunlara duyulan nefret.
tam bir kanlı cinayetidir bence bu
kanını emer ve onu öldürene kadar rahat bir hayat süremez olursun.
zira vicudunun en dokunulmayacak yerlerine gündüzden özenle işaretlemişçesine gece çalışmalarında kolay ulaşır.
misal;
ayak parmaklarının arka pompik kısımları
misal;
ayağının arka köprü kemiğinin tam üstü!
misal;
diz kapapının tam arkasında bulunan yımışak eklem bölgesi
misal;
elinin serçe parmak ile bilek arasındaki tam ıssırımlık tombik yer
misal;
ayak parmaklarınla topuğu arasındaki yan pompik kısımları
neden ha! neden!
benden ne istiyorsun allahın cezası!
sen nasıl bir yaratıksın
senden nefret ediyorum anlıyormusun
senden tiksiniyorum.
son zamanlarda kendimi irdelemeye kalktığımda- monologlarım olsun dialoglarım olsun- şunu farkettim..
bi çok şeyden nefret ettiğimden bahsediyorum.
mesela gök mavisinden
bu renkten nefret ediyorum
peki neden?
aha tam bu soruyu sorduğumda tam bir hıyar olduğum geliyor aklıma.
abi gök mavisi isimili renk tonu sana naaaptı
neden nefret ediyorsun ondan
falan diye geçirdim monolog halindeyken
daha sonra bu tarz şeylerde hep dikkat etmeye başladım
günahsız bi çok şeyden nefret ediyorum.
şimdi bunlardan bahsetmiyeceğim tabi... zira konum günahsız nefret ettiklerim değil..
nefret etmeyi hakkatan hakeden bir yaratıktan bahsedicek olmamdır.
sinekler.
kara sinekleri severim.
onlarından itici bir çok yanı olsa da bana sempatik gelirler..
bazılarının renkleri çok güzel oluyor.
görüş açıları çok geniş onu da seviyorum
tipi falan işte..
neyse konum kara sinekler de değil
konum sivri sinekler.
ve insan vicudunda ne kdr alakasız yer varsa gidip orayı bulup, sokmaları emmeleri vs ne b*k yapmalarıysa işte..
senenin ilk sinekleriyle bi kaç gün önce karşılaştım.
gece yatağıma geldi.. çok münasebetsiz olduğunu bunu yanına komayacağımı benim namuslu bir birey olduğumdan falan bahsettim lakin sinek işte ne kdr anlarki..
anlamadı.
abi gecenin bilmem kaçında bir insanı o tatlı uykusundan uyandırabilecek ve odanın içinde dışarıdan bakıldığında horon mu tepiyor sek sek mi oynuyor diye insanların kafalarını karıştırıcak görüntülere maruz kaldıracak kadar kuvvetli bir şey daha görmedim ben şahsan.
eline bulduğun gazete havlu tişört ne varsa onu o an ezip kanını çıkarabileceğin ne varsa
var gücünle kullanıp huzurlu uykuna devam etmek istersin
böyle bir nefrettir işte bunlara duyulan nefret.
tam bir kanlı cinayetidir bence bu
kanını emer ve onu öldürene kadar rahat bir hayat süremez olursun.
zira vicudunun en dokunulmayacak yerlerine gündüzden özenle işaretlemişçesine gece çalışmalarında kolay ulaşır.
misal;
ayak parmaklarının arka pompik kısımları
misal;
ayağının arka köprü kemiğinin tam üstü!
misal;
diz kapapının tam arkasında bulunan yımışak eklem bölgesi
misal;
elinin serçe parmak ile bilek arasındaki tam ıssırımlık tombik yer
misal;
ayak parmaklarınla topuğu arasındaki yan pompik kısımları
neden ha! neden!
benden ne istiyorsun allahın cezası!
sen nasıl bir yaratıksın
senden nefret ediyorum anlıyormusun
senden tiksiniyorum.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)