8.4.11

gözlerin



Düşlerde yaşamak..
kabus görmek riskini göze alarak..
Geceye teslim edip her şeyi anlamsız cızırtılardan..
görebileceim tüm düşleri gördüm sanki, bazıları devam eden bazıları biten.
Ne garip değil mi düşmekle düş benzerliği..

Hala gördüğüm düşte bir sen yaratmak..
Ve günahlarımdan arınmak içinde , korkularımdan..
Yoruldum bazen ,
düştüm ve kalktım.
sözlere sığındım ve hep en sonunda o gözlere sığınmış buldum kendimi..

Ve her ayrılışta terkedilmiş izmarit yanlızlığı olurdu gözlerde.. 
Ve ben uzayda yer kaplayan bir boşluktum.
Kapılar açıktı ardına kadar, sen hiç gitmezdin.
bilirdin sanki ,tüm yolların vardığı noktada beni bulacağını,
çünkü;
Ayrılık kavuşmak için bir ön hazırlıktı sadece,
Ayrılık vuslat provasıydı...
Ve her ayrılık ,
yüreğimden kopan her saniye,
namludan çıkan kurşun kadar!
kanadı kırılan kuşun yere çakılışı kadar!
kollarını kaldırıp havaya ve yağmurun yağışına aldırmadan ağlamak kadar
"samimiydi.."

Ruhumda beni buluyorsun kalbime bakıyor söyleyişlerin..
sevişiyorum tüm ruhumla..

Biliyorum basit bir arzu değil, sen değilsin diğerleri gibi, ellerin.. aşk kokuyor

Yoruldu gözlerim..
nemlendi ve aktı gözyaşlarım bedenimi temizlercesine .. Aşkın verdiği acıları badana etti..
Tüm gerçeği yalanladım ve gördüğüm düşe sarıldım.
Senin olduğun o düşten öte düşe..
Bir duvar var o düşte ve o duvarın arkasında ürkek bir parıltı, ve her düş başladığında bahçeye meyve çalmaya giren bir kız çocuğu gibi girmeye çalışıyorum o parıltıyı ürkütmeden..

Tutma gözlerimi..
Tutma!
bırak düşsünler..
bırak seveyim seni..
bırak aşk köpeğimiz olsun.

1 yorum:

  1. Ayrılık kavuşmak için bir ön hazırlıktı sadece,
    Ayrılık vuslat provasıydı...

    Böyle olması için nelerimi vermezdim. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil

Şuan muhtemelen mantığı pek olmayan saçma bir şeyleri okumuş olmanın vermiş olduğu pişmanlıkla yanıp tutuşuyorsun.
Öyle bir hırs kapladı ki benliğini bu saçma yazıya yorum yapmazsam olmaz falan gibilerinden.

Beynin ambele olmuş olabilir, tüm yazdıklarımı özüne inerek anlamış, özümsemiş, sindirmiş hatta "bu yazının ana teması nedir" diye soru sorsam, özet bile çıkartabilecek bir pozisyonda da olabilirsin
tam olarak bilemiyorum tabi..

Tüm bunların hepsi olmuş olabilir, olmamışta olabilir.
ve sen herşeyden bağımsız şu yazdıklarımı okurken ne yazıcağını da an itibariyle unutmuş olabilirsin.

Sıkma canını bana da oluyor bele şeyler.

her ne halt olduysa onu bir kenarlara bırakıp
Aklindan geçenleri dilediğince fışkırtabileceğin bir platformda olmanın keyfini çıkarma zamanı dastam.
Fazla düşünme direk fışkırt.

hem ne demiş atalarımız;
fışkırtırsan bağ olur fışkırtmassan dağ olur.

Bağa gel bostana gel leylim ammaannn amaaan..
Adlı şarkı ile selamlıyorum son olarak seni.

Artık yaz şu yorumu hadeeeeeeeee